Şiirbaz – Babam ve Kırık Oyuncaklar Sözleri (ft. Heja, Kayra, Cansu Türedi)

Cansu Türedi:

Çocuktum,büyüyodum
Nasıl büyütüyodum dünyayı içimde
Nasıl sıgamıyodum yalnızlıga

Sorma bana benim canım
Dügüm nedir,nedir yazgı?

Ateş,büyüyendir insanla
İnsan ateşle oynamasa
Ateş oynar insanla

Şiirbaz:

Uçurtmamız nerde bizim? Ne yani kapattık mı perdemizi?
Mazbut bi ailenin tek serserisi
Kirlendin kirletirken her temizi
Yüzünde bir utanç ve sırtında mermer izi

Ölen bir kadının günlügünden
Yarım kalmış besteler var mırıldandıgın
Kolların tanrının yakalarına yapışamicak kadar kısa
Bu yüzden kırılganlıgın

Hayata acıktıkça boşalmakta ömür kilerim
Bu açlık benligimden çalmak ister,özüm direnir
Fakat ziyanı yok nasılsa bir gün ölür giderim
Kırdıgım tüm aynalardan özür dilerim

Benim büyük bi kısmım çirkinligimdir,kalanım şair
Bu paranoyak dünya dönüyorken yalanım sahi
Vakit nakitken hiç kimsenin saçlarını
Sevmek için zamanı yok; babanın dahi!

Heja:

Çok yordum bedenimi
Zahmet etmesin kimse
Ellerimle gömdüm
Yarım kaldı içimde

Geçip gidiyor zaman
Tutamıyorum el pençe
Sorup duruyor yaram
Yanımda degil hiç kimse

Kayra:

Dökülmüş dişleriyle ruhlarında buhran
Yerli yerine koydum efkar, karıştu ruhlar
En başında yanlışım var, ne yaptı şarkılar?
Bi yerlerde şifreler var, peşimde onlar

Bankalarda, manavda fırından çıkarken orda
Her tarafta,arafta hatta uykularda
Türlü kılıklarda takma adlarıyla
Göz kamaştıran bi derde daldıgım bu anda

Demek bilirsin her şeyin başında gerçegi?
Oysa okunmicak burda gerçegin esamesi
Aynı düşlerin peşinde sabırlar tükendi
Kerpetenle iş gören bi dişçiden beterdi

Ben yabaniyim, utangaç hırpaniyim
Göz kapaklarımda parlayan şehirler benim
En mukaddes ögle vakti sarhoşluguma küfrederdim
Yerimde olsan elbet daha beter söverdin

Heja:

Çok yordum bedenimi
Zahmet etmesin kimse
Ellerimle gömdüm
Yarım kaldı içimde

Geçip gidiyor zaman
Tutamıyorum el pençe
Sorup duruyor yaram
Yanımda degil hiç kimse

Şiirbaz:

Ancak eve döncek kadar gücüm var dayı
Zaten hafızamda çok seviyor hüzün kalmayı
Bırak onlara kalsın düzenin bütün kar payı
Biz de ögreniriz tütün sarmayı

Soluma döndüm ölüm sagda kaldı
Bu kentle beraber hatıramız da yagmalandı
Ruhunu saklıyordu kirli ghettolar
Işıltılı yalanlar ulaşamazdı,şimdi metro var

Biz kırık oyuncaklar duvarlarla sınırlandık
Bu zulmü anlatan hırslı şarkılar mırıldandık
Uykuya ölmek denir
Yorgun kadınların gözyaşıyla ıslanırken gömleklerin

İnatla yagmurlara direniyorsun
Kızın okula gitsin istiyorsun,bir evi olsun
Gülüşleriyle tamir ediyorsun ruhundaki boşluğu
Çünkü kendi çocuklugunu silemiyorsun. Şiir!

Heja:

Çok yordum bedenimi
Zahmet etmesin kimse
Ellerimle gömdüm
Yarım kaldı içimde

Geçip gidiyor zaman
Tutamıyorum el pençe
Sorup duruyor yaram
Yanımda degil hiç kimse

Şiirbaz:

Benliginin kanını emen yarasadır tasalar
En sevmedigim tablolardır kalabalık masalar
İçten olan degil daim yalakadır kazanan
Ellerim öfkeden titriyoken sana sabır yazamam

İşçiyim ben işçi kalmam,sen zorbasın zorba kal
Nerde ölüm çok satarsa gidip yaranı orda sar
Şaraba sevdalılar için sabah sela ve çorba var
Gözaltında bir torbacının göz altında torbalar

Dagıt beynini (blav!) Bütün odaya şuurunu saç
Artık karnımız tok dayı yalnızca ruhumuz aç
Tanrı meşgulken duymak için her duanı
Çekilir bi ceset torbasının fermuarı. Şiir!

+ +