Kitap Okumak İnsana Ne Katar?

Kitap okumak insana ne katar? Kitap okumak iyi midir? Kitap okumak bizi nasıl geliştirir? Kitap okumak neden bu kadar önemli?

Var bir hayalimiz serisine kitap okumak üzerine bir yazı ile devam ediyoruz.

Kitap okumanın faydalarını ilkokul öğretmeniniz gibi sıralayarak ilk yazımda sizleri sıkmak istemiyorum. Daha çok kitap okumanın niye iyi olduğunu, bizi nasıl geliştirdiğini ve kitap okumanın neden bu kadar önemli olduğunu ve kısa yorumumu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Kitap Okumak İnsana Ne Katar?

Bu sorunun bilimsel cevabını hepimiz tüm eğitimimiz boyunca kitaplardan okumuş, öğretmenlerimizden dinlemişizdir. Ama çoğu zaman kitabın alternatifleri olabileceğini savunan insanlarla mutlaka karşılaşmışsınızdır. Özellikle son dönemde dijital medyanın oldukça yaygınlaşması ile bir çok kitabın senaryolaştırılmasıyla, bir kitabı okumak yerine filmini izlemek, öğretici bir kitaptan bir bilgiyi okumak yerine bir videodan izlemek alternatif olarak savunulmaktadır.

Fakat burada ince bir ayrıntıyı gözden kaçırıyoruz. Bir filmi izlerken karakterler gözümüzün içine içine sokuluyor. Caddeler, sokaklar hatta en basitinden renkler bile işte tam karşımızda.

Oysa bir kitap okurken hayal dünyamızda ürettiğimiz karakterler rol alır, sokakları istediğimiz gibi süsler, caddeleri istediğimiz renge boyarız.

Diğer taraftan bu zihin jimnastiği bizi her zaman üretici kılar.

Bu arada okuduğum son kitap;

Bin Muhteşem Güneş / Khaled Hosseini

Kitap Üzerine…

Bazen diyorum, küçücük bir kitabın içerisine kocaman hayatlar sığabiliyor. Alıp götürüyor bizi aklımızın ucundan dahi gitmeyi getiremeyeceğimiz yerlere.. Kilometrelerce öteye, hakkında tek bir fikrimizi olmadığı hayatların tam da içine. Çekiveriyor bizi, yada biz gitmek istiyoruz çoğu kez, tanıklık etmek dışarıdan bir gözle izlemek tıpkı bir film izler gibi..

Bu kitapta öyle oldu benim için insanın burnunun direğini sızlatacak her şeye yer verilmiş. En çok ta acı, gözyaşı.. Babasız çocuklar, çocuğu olmayan anneler yada evladını şehit vermiş aileler.. Küçücük yaşta dedesi yaşında adamla evlenmek zorunda bırakılmış kızlar, üzerine kuma getirilmiş acılı kadınlar… Sevdiğini ailesini toprağa vermiş, savaşın tam ortasında çaresizlik, açlık, yoksulluk, ölüm korkusu, zulüm, tecavüz, tutsaklık kısaca insanın içini sızlatacak her şey diyebilirim..

Vatan öyle kıymetli ki çok daha iyi anlıyor insan.

Yani demem o ki bir kitabı okuyup bitirdiğinde sadece okumuş olmuyor, aynı zamanda yaşıyorsunuz. Kendi yaşamınızı gözden geçiriyor, kimi zaman keşke diyor, kimi zaman şükrediyorsunuz..

Son olarak şunu da söylemeliyim ki kitap okumak boş vakitleri değerlendirmek değil, zamanın yokken bile ona vakit ayırabilmektir. Okumak bir tutkudur.

İnstagram da tuzlu telve Takipte kalın, esen kalın…

  • Bir YORUM bırak?